ads

 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 1.Yazılı Soruları ve Cevapları, 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 1.Yazılı Soruları ve Cevapları, 9.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 2.DÖNEM 1.YAZILI SORULARI, YAZILI SORULARI, 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 1.Yazılı, 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Yazılı, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI YAZILI SORULARI,9.SINIF EDEBİYAT YAZILI,YAZILI SORULARI,




onedebiyat.net'in  değerli akademisyen-öğretmen-öğrenci-edebiyat sever takipçileri.

Derskonum.com ailesi  olarak her dönem olduğu gibi yeni dönemde de sizler için kitap cevapları, konu anlatımı, pdf ders notları ile her zaman yanınızdayız..



Bu sayfamızda siz değerli takipçilerimiz için 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2.Dönem 1.Yazılı Soruları Klasik  üzerine bir paylaşım yapacağız. 


Siz de eğer bize ve tüm eğitim camiasına yardımcı olmak adına hazırladığınız yazılıları-notları-soruları-videoları paylaşmak isterseniz mail adresinden bize ulaşabilirsiniz.

İyi çalışmalar..


ON EDEBİYAT = ON NUMARA EDEBİYAT


destek olmak için lütfen LİNK paylaşınız

Hazırlayan: MUSTAFA ŞAHİN 



Hazırlayan: MUSTAFA ŞAHİN 



                      DERSKONUM.COM ANADOLU LİSESİ ....... EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 2. DÖNEM 1. YAZILI SINAVIDIR.

 

                                 Adı     /    Soyadı:                                                sınıf   /  Numara:

 

 

 

ŞAİR    EVLENMESİ -  OYNAYANLAR

 

Müştak Bey: Şair, güveyiHikmet Efendi: Müştak Bey’in yakın dostu

Kumru Hanım: Müştak Bey’in sevgilisiSakine Hanım: Kumru’nun çirkin ablası

Ziba Dudu: Kılavuz KadınHabbe Kadın: Yenge kadın

Ebül-Laklaka: Nikahı kıyan kişiBatak Ese: Mahalle bekçisi

Atak Köse: Mahalle çöpçüsüMahalleli: İki-üç kişi esnaftan

 

HABBE KADIN: (Ziba Dudu’ya ) Zavallı sevgilisine kavuştuğu için sevinç delisi oldu.

MÜŞTAK BEY: Ah, ah, ah... (hüzünlü)

ZİBA DUDU: Ağlama, sen ağlayacağına düşmanların ağlasın.

MÜŞTAK BEY: Ah, düşmanlarım bu halimi bilse nasıl gülerler.

ZİBA DUDU: Haydi oğlum gelin hanımın duvağını aç da yüzünü gör. Biraz gönlün açılır.

MÜŞTAK BEY: Şeytan görsün yüzünü!

ZİBA DUDU: Aç evladım, aç! Sevgilin olup olmadığına şüphen kalmasın. (Habbe ile beraber

Müştak’ı gelinin duvağını açması için zorlarlar. )

MÜŞTAK BEY: İstemem! (Elini çekerken Sakine hanımın duvağı ile iğreti saçı eline ilişir, elinde

kalır. Sakine’nin yüzü ve ak saçları açılır.) Bu ne?

ZİBA DUDU: Vaaay! Zavallı kızcağızın sırma gibi nazik saçlarını yolup çıkardı.

MÜŞTAK BEY: Haklısın, beyaz saçları sırma gibi. Baksana, nasıl parlıyor.

ZİBA DUDU: Ay, bu laf geline değil, yenge kadınla banadır. Ben sana laf atmayı gösteririm. (

Habbe’ye) Haydi yenge kadın! Gelin hanımı çabuk dışarı çıkar da nikâhını kıyan efendiyi çağırt.

Yandaki kahvededir. Mahalleliyi alsın da gelsin şuna laf anlatsınlar.

( Habbe Kadın gelini dışarı çıkarır. )

MÜŞTAK BEY: Mahalleli beni zorla mı güvey koyacak?

ZİBA DUDU: Evet ya güvey koyarlar, ya hapse.

MÜŞTAK BEY: Böyle bir kadınla  bir evde yatmaktansa, rahat rahat hapiste yatmak bence daha iyidir.

…..

1.a)   Metindeki temel çatışmayı yazınız.  ( 5 p.)

 

 

  b)   Şair Evlenmesi konusuna göre hangi tür tiyatroya girer? Nedeniyle beraber açıklayınız. (10 p.)

 

 

 

 

                             SONSUZLUK

… Müdürün odasına girdiğimde yan tarafımda kalan üzerinde sonsuzluk işaretinin olduğu tabloya bakakaldım yine.  Bu halim müdürün dikkatini çekmiş olacak ki: “ Bu odaya her geldiğinde tabloya bakıyorsun bir süre.  Bu işaret sana bir şeyi mi çağrıştırıyor? “dedi.

      Yolun karşısından benim beklediğim durağa gelirken görürdüm hep onu. Cuma da aynı rutin oluyordu. Durağa doğru adımlarını atarken bir arabanın ona çarpması ile önüme düşmesi bir oldu. Sürücü oradan kaçarken bir yandan 112`yi ararken diğer yandan endişeyle Bengü`nün nabzını kontrol ettim “Ölmeyeceğim değil mi?” dediğinde yüzüne baktım. Rahat nefes aldığını görünce : “Ambulans geliyor. Çok iyisin, merak etme.” dedim ve yüzü kanıyor mu diye kontrol ettim. Kafasının yanına düşen kolyeyi bana vererek “Ölürsem bunu mezarımın başına koyar mısın?” dedi. Çaresiz gözlerle bana bakınca boğazım düğümlendi ve bir şey söyleyemedim.

     Hastanede onun kayıt işlemlerimi yaparken onu çok umursadığımın farkına vardım. Onu kaybetmek nedense içimi ürpertti. Anlam veremediğim bu his bir şeyin cevabıydı sanki. Gözlem altında bulunduğu odasına girdiğimde iyi olduğunu gördüm. Uyanmış, anlamsız bakışlarla etrafı süzüyordu. Beni görünce gözleri doldu…

2.  a)Yukarıdaki metin konusuna göre hangi çeşit romandan alınmış olabilir? Kısaca açıklayınız? (10 p.)

 

 

 

b)      Romanın anlatıcısını ve bakış açısını yazınız. ( 5 p.)

Anlatıcı:

 

Bakışaçısı:

 

4.    Aşağıdaki boşlukları doğru bir şekilde doldurunuz.(10 p.)

 

a)    Belirli bir anlayışı, zihniyeti , meslek grubunu kalıplaşmış söz ve davranışlarla gösteren  kahramanlara

 

………………………..denir.

 

b)    Trajedide kahramanlar ………………………………………………………………….vb yüksek zümreden kişilerdir.

 

c)    İlk yerli romanımız………………………………………tarafından yazılan …………………………. adlı eserdir.

 

d)    Yabancı dilde yazılmış bir tiyatroyu ; yerli isimlerle, yaşama uydurma yoluyla çevirme,uyarlamaya…………………………..denir.

e)    Dünya edebiyatında ilk roman …………………………….tarafından yazılan……………………………………adlı eserdir.

 

f)      Tiyatroda sahne arkasına  ………………………………….denir.

 

g)    Tiyatro, roman , öykü gibi olay yazılarında kişiliklerin ve olayların zıtlık oluşturmasıyla ortaya çıkan

 

duruma …………………………………………denir.

 

5.    Aşağıdaki bilgiler doğru ise cümlenin başındaki parantez içine (D) ; yanlış ise (Y)  koyunuz. (10 p.)

          (    ) a. Romanda olay, kişiler yer ve zaman unsurlarını anlatımında ayrıntı vardır; öyküde ise yoktur.

          (     ) b. Masalarda kişiler tek yönlüdür. İyiler, her zaman iyi; kötüler, her zaman kötüdür.

          (     ) c. Öyküler, işledikleri konuya göre psikolojik öyküler ve sosyal öyküler olmak üzere ikiye ayrılır.

          (     ) d. Masallarda ders verme amacı bulunmaz.

          (      ) e. Fabllarda kahramanlar genellikle hayvanlardır.

 

                ELİF

      İncecikten bir kar yağar.

      Tozar Elif Elif diye.
      Deli gönül abdal olmuş,
      Gezer Elif Elif diye.

 

6.a)   Yukarıdaki dörtlüğün ölçüsünü şirin üstünde tespit ediniz. ( 5 P.)

b)    Şiirin uyak ve rediflerini şirin üstünde tespit ediniz.  ( 10  p.)

 

7-7   Kişi zamiri olan “O”  sözcüğü ile işaret zamiri olan “O” sözcüğü nasıl ayırt edilir? Birer örnekle açıklayınız.  (10 p.)

 

 

 

 

 

8-Aşağıda boş bırakılan yerleri uygun ifadelerle doldurunuz.(10 puan)

 

          ESER ÖZELLİĞİ

ESERİN ADI

ESERİN YAZARI

 

Türk edebiyatında ilk edebi roman

Türk edebiyatında ilk yerli roman

Türk edebiyatında ilk psikolojik roman

Türk edebiyatında ilk realist roman

 

9-Yalnız kelimesini isim ve sıfat olarak birer cümle içinde kullanınız. (15 p. )

 

 

 

Atatürk’ün ölümünün üzerinden yirmi yedi yıl geçti. Keşke 1919’dan on yıl önce türklüğün başına geçseydi. Ne balkan savaşına girerdik ne de birinci dünya savaşına. Keşke 1938’den on yıl sonra ölseydi,kurtuluşumuzu tamamlardık. Medeniyet, yaşayış demektir. Maddi manevi ve kültür bakımından bir yaşayış bütünlüğü demektir. Atatürk’ün yolu medeniyet yoluydu.

          10.  Yukarıdaki metinde yazım hatası olan kelimelerin altını çiziniz. Bu kelimeleri doğru olarak aşağıya yazınız.

 

 

9. Sınıf Edebiyat 2.Dönem 1.Yazılı Soruları

Post a Comment

Daha yeni Daha eski

Subscribe Us

INNER POST ADS