HİKAYE KONU ANLATIMI,DERS NOTLARI

....sponsorlu bağlantı..... ...sponsorlu bağlantı......
....sponsorlu bağlantı..... ...sponsorlu bağlantı......
HİKAYE KONU ANLATIMI, HİKAYE KONUSU DERS NOTLARI HİKAYE KONUSU KONU ANLATIMI, 10.SINIF EDEBİYAT HİKAYE KONU ANLATIMI, HİKAYE, HİKAYE KONUSU,10.SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI

HİKAYE TÜRÜ VE ÖZELLİKLERİ

Hikaye Nedir?

Hikayenin Özellikleri Nelerdir?

Hikaye Türleri Nelerdir?

TANIM: Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara "hikâye (öykü) denir.

Hikâyeciliğin tarihsel süreci incelendiğinde karşımıza iki tür hikâye çıkmaktadır. Bu türler "olay öyküsü" ve "durum öyküsü" olarak adlandırılır.


            Hikâye, insan yaşamının bir bölümünü, yer ve zaman kavramına bağlayarak ele alır. Hikâyede olay ya da durum söz konusudur. Olay ya da durum kişilere bağlanır; olay ya da durumun ortaya konduğu yer ve zaman belirtilir; bunlar sürükleyici ve etkileyici anlatımla ortaya konur.
        Hikâyelerde düşündürmekten çok, duygulandırmak ve heyecanlandırmak esastır. Hikâyeler, gerçek ya da düş ürünü bir olayı kısa şekilde anlatır. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.
           Hikâye, olay eksenli bir yazı türüdür. Hikâyede temelde bir olay vardır ve olaylar genellikle yüzeyseldir. Hikâyeler genellikle kişilerin anılarını anlatması şeklinde oluşur. Hikâye kısa bir edebiyat türü olduğu için bu eserlerde fazla ayrıntıya girilmez. Olayın ya da durumun öncesi, sonrası okura sezdirilir. Okur, bazı sözcüklerden yararlanarak ve düş gücünü kullanarak kişiler hakkında ya da olaylar ve durumlarla ilgili yargılara ulaşabilir.


Hikâyenin Öğeleri

a. Olay: Öykü kahramanının başından geçen olay ya da durumdur. Hikâyede temel öge veya durumdur.

b. Çevre/Mekan (yer): Hikâyede sınırlı bir çevre vardır. Olayın geçtiği çevre çok ayrıntılı anlatılmaz, kısaca tasvir edilir.

c. Zaman: Hikâye kısa bir zaman diliminde geçer. Hikâyeler geçmiş zamana göre (-di) anlatılır. Konu, yazarın kendi ağzından veya kahramanın ağzından anlatılır.

d. Kişi: Hikâyede az kişi vardır. Bu kişiler "tip" olarak karşımıza çıkar ve ayrıntılı bir şekilde tanıtılmaz. Hikâyede kişiler sadece olayla ilgili "çalışkanlık, titizlik, korkaklık, tembellik" gibi tek yönleriyle anlatılır. Kişiler veya tipler, belli bir olay içinde gösterilir. Bu tiplerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır.

E) Dil ve Anlatım Anlatıcı.. Bakış açısı -
—Hikâyenin dili açık, akıcı ve günlük konuşma dilinden farklı olarak, etkili sözcük, deyim atasözü ve tamlamalarla zenginleştirilmiş güzel bir dil olmalıdır.
—Anlatım ise iki şekilde olur:
—Hikâye kahramanlarından birinin ağzından yapılan anlatım "hikâyede birinci kişili anlatım“


—Yazarın ağzından anlatılanlar "hikâyede üçüncü kişili anlatım"
HİKÂYEDE PLÂN
  Hikâyenin    planı  da   diğer    yazı  türlerinde    olduğu  gibi üç  bölümden  oluşur; ancak bu  bölümlerin  adları  farklıdır. Bunlar:
1.SERİM:   Hikâyenin   giriş   bölümüdür.Bu  bölümde  olayın geçtiği  çevre ,  kişiler tanıtılarak  ana  olaya giriş  yapılır.
2.DÜĞÜM: Hikâyenin  bütün  yönleriyle  anlatıldığı en  geniş  bölümdür.
3.ÇÖZÜM : Hikâyenin sonuç  bölümü  olup   merakın bir  sonuca bağlanarak  giderildiği bölümdür.
  

Hikaye Türünün Özellikleri:

1-         Hikayelerde olmuş ya da olma ihtimali bulunan olaylar anlatılır.
2-         Hikayelerde olay ve kahraman sayısı sınırlıdır.
3-         Hikayelerde mekan ve zaman betimlemesi kısa tutulur.
4-         Neredeyse her konuda hikaye yazılabilir.
5-         Hikayelerde dil sadedir.
6-         Hikayelerde –miş ya da –di’li zaman dilimi kullanılır.
7-         Hikayelerin olay örgüsü çoğunlukla sıralı yani kronolojiktir.
8-         Hikaye türü edebiyatımızda masalların gerçeklik unsurunun artırılması ile ortaya çıkmıştır.
Hikayelerimiz konu, üslup, sanat, anlatım yönleri ile türlere ayrılır. Gelişim sırasına göre hikaye türleri şunlardır:
Hikaye Türleri:
Hikayeler üçe ayrılır:
1-         Halk Hikayeleri:
2-         Meddah Hikayeleri:
3-         Çağdaş Hikayeler:

1-         Halk Hikayeleri


2-         Meddah Hikayeleri:

Tek bir kişinin orta yere gelerek halkı bazen güldürmek bazen düşündürmek bazen de insanlara ders vermek maksadı ile anlattığı hikayelere meddah hikayeleri denir.

3-         Çağdaş Hikaye: 

Tanzimat edebiyatı ile birlikte başlayan yenilikçilik hareketinden etkilenen türlerden birisi de hikayelerdir. Bu dönem edebiyatı ile birlikte hikayecilikte Batı edebiyatı örnek alınmaya başlamıştır. Böylelikle eski hikayecilik unsurları yavaş yavaş atılmış yerine batılı anlayışla yeni yöntem ve teknikler geliştirilmiştir. Böylelikle hikaye türünde iki farklı tarz ortaya çıkmıştır.

ÇAĞDAŞ HİKAYE TÜRLERİ


a. Olay öyküsü: Bu tarz öykülere "klasik olay öyküsü" de denir. Bu tür öykülerde olaylar zinciri, kişi, zaman, yer öğesine bağlıdır. Olaylar serim, düğüm, çözüm sırasına uygun olarak anlatılır. Olay, zamana göre mantıklı bir sıralama ile verilir. Düğüm bölümünde oluşan merak, çözüm bölümünde giderilir. Bu teknik, Fransız sanatçı Guy de Maupassant tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere 'Maupassant tarzı öykü" de denir. Türk edebiyatında bu tarz öykücülüğün en büyük temsilcisi Ömer Seyfettin'dir. Ayrıca Refik Halit Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu da olay türü öykücülüğünün temsilcileri arasındadır.
Batı’da
?? Guy de Maupassant
Türk edebiyatında;
Ömer Seyfettin
Refik Halit Karay
Reşat Nuri Güntekin
Yakup Kadri Karaosmanoğlu

b. Durum öyküsü: Bu tarz öykülere "modern öykü" de denir. Her hikâye olaya dayanmaz. Bu tür öykülerde merak öğesi ikinci plandadır. Yazar, bu öykülerde okuyucuyu sarsan, çarpan, heyecana getiren bir anlatım sergilemez. Onun yerine günlük hayattan bir kesit sunar veya bir insanlık durumunu anlatır. Bu öykülerde kişisel ve sosyal düşünceler, duygu ve hayaller ön plana çıkar. Durum öyküsü ünlü Rus edebiyatçı Anton Çehov tarafından geliştirildiği için bu tür öykülere "Çehov tarzı öykü' de denir. Türk edebiyatında bu tarz öykücülüğün öncüsü Memduh Şevket Esendal'dır. Sait Fait Abasıyanık da bu tarzın başarılı temsilcilerindendir.
Batı’da;
?? Anton Çehov
Türk edebiyatında;
Sait Faik Abasıyanık
Memduh Şevket Esendal

c. Ben merkezli öykü: Durum hikâyesine benzeyen ancak kahramanın daha çok kendi ruh hâli ve hayal dünyasını yansıttığı hikâyelere ben merkezli hikâye" denir. Bu hikâyelerde olaylar kahraman anlatıcı bakış açısıyla verilir. Hikâyenin ana kahramanı yazarın kendisidir. Yazar, yaşadığı olayları kendini merkeze koyarak, kendisini birey olarak ele alarak anlatır. Bu hikâye türünde yazar, gözlemlerden ve olaylardan hareketle bireysel bunalım ve çıkmazlara yönelir. Bu nedenle bu hikâyelere "bireyi birey olarak ele alan hikâyeler" de denir. Hikâye kahramanı dış dünyayı içinde bulunduğu ruh hâline göre algılar ve anlatır. Hikâye kahramanı genellikle düş dünyasına sığınır. İlk defa batıda görülen bu tarz hikâyenin önde gelen temsilcisi Franz Kafka'dır.
Ben merkezli öykünün Türk edebiyatındaki ilk temsilcisi Haldun Taner'dir. Bilge Karasu, Oğuz Atay ve Nezihe Meriç de bireyi birey olarak ele alan (ben merkezli) hikâyeler yazmışlardır.

Dünya Edebiyatında Hikâye
         Rönesans'tan (16. yüzyıl) sonra Giovanni Boccacio, "Decameron Öyküleri' adlı eseriyle öykü türünün ilk örneğini vermiş ve çağdaş öykücülüğün başlatıcısı olmuştur. 18. yüzyılda Voltaire öykü türünde ürünler vermiştir. İnsan dışındaki yaratıkları ve olmayacak olayları da öyküye katmıştır.
Ne var ki romanla aynı dönemde oluşmaya başlayan öykü, bir tür olarak karakteristik özelliklerini ancak 19. yüzyılda romantizm ve realizm akımlarının yaygınlaşmasıyla kazanmıştır. Alphonse Daudet, Guy de Maupassant gibi Fransız yazarlar öykü örnekleri vermişlerdir.
Dünya Edebiyatında en ünlü öykücüler Guy de Maupassant ve A.Çehov'dur.
Türk Edebiyatında Hikâye
Hikâye, Türk edebiyatına yabancı bir tür değildir. Özellikle "Dede Korkut Hikâyeleri", aşk ve savaş hikâyeleri Türk toplumunda asırlarca anlatıla gelmiştir.
         Türk edebiyatında Batılı anlamdaki ilk öyküler Tanzimat Döneminde 1870 lerden sonra yazılmıştır. Batılı anlamda ilk öykü örneğini ise "Letaif-i Rivayat (1880-1890)' adlı eseriyle Ahmet Mithat Efendi vermiştir. Türk öykücülüğünü yetkinliğe kavuşturan yazar ise Halit Ziya Uşaklıgil olmuştur.   
İlk öykü denemesi Emin Nihat'ın "Müsameretnâme”sidir İlk öykü olarak da kabul edenler vardır.
                                      II. Meşrutiyet in ilanından sonra gelişen yeni edebiyat akımıyla birlikte Ömer Seyfettin. Türk öykücülüğünde yeni bir çığır açmıştır. Cumhuriyet Döneminde Sait Faik Abasıyanık alışılmışın dışında bir öykü dünyası kurmuştur.


Hikâye – Roman Farkı
Hikâye anlatım olarak romana benzer; ama aslında onun romandan çok farklı yanları vardır:
  • Hikâye türü, romandan daha kısadır.
  • Hikâyede temel öğe olaydır. Romanda ise temel öğe karakter, yani kişidir. Hikâyeler olay üzerine kurulur, romanlar ise kişi üzerine kurulur.
  • Hikâyede tek olay bulunmasına karşılık romanda birbirine bağlı olaylar zinciri vardır. Romandaki olaylardan her biri hikâyeye konu olabilir.
  • Hikâyede kahramanların tanıtımında ayrıntıya girilmez, kahramanlar her yönüyle tanıtılmaz. Romandan farklı olarak hikâyede kişiler sadece olayla ilgili yönleriyle anlatılır. Bu yüzden hikâyelerdeki kişiler bir karakter olarak karşımıza çıkmaz.
  • Öyküde, olayın geçtiği yer (çevre) sınırlıdır ve ayrıntılı olarak anlatılmaz. Romanlarda olaylar çok olduğu için olayların geçtiği çevre de geniştir. Bu çevreler çok ayrıntılı olarak anlatılır.
  • Hikâyeler kısa olduğu için anlatım yalın, anlaşılır ve özlüdür. Romanlarda ise anlatım daha ağır ve sanatlıdır.





...sponsorlu bağlantı...... ...sponsorlu bağlantı......

PAYLAŞ

Facebook Twitter Google+
0 Komentar untuk "HİKAYE KONU ANLATIMI,DERS NOTLARI"

Back To Top